Açık burun ameliyatı, burun yapısındaki estetik veya fonksiyonel sorunların cerrahi müdahale ile düzeltildiği bir tekniktir. Bu yöntemde burun delikleri arasındaki deri kesilerek burun tamamen açılır ve cerrahın tüm yapıyı doğrudan görmesi sağlanır.
Açık rinoplasti kimlere uygulanır sorusu, burnunda ciddi şekil bozukluğu, travma sonrası deformite veya daha önce başarısız burun ameliyatı geçirmiş bireyler için yanıt bulur. Özellikle revizyon rinoplastilerde açık teknik tercih edilir çünkü detaylı düzeltmeler mümkündür.
Açık burun ameliyatı sonrası iyileşme süreci, kapalı yönteme göre biraz daha uzun sürebilir. Şişlik ve morluklar ilk haftalarda belirgin olabilir ancak yaklaşık 6-12 ay içinde burnun son hali ortaya çıkar. Uygun bakım ve doktor kontrolleri sürecin başarısını artırır.
Açık rinoplastinin avantajları arasında cerraha tam görüş alanı sağlaması ve kompleks yapısal düzenlemelerin daha güvenli yapılabilmesi yer alır. Bu nedenle, ileri seviye estetik beklentiler veya anatomik zorluklar bulunan hastalarda öncelikli tercih edilir.
Prof. Dr. Fehmi Döner
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı
İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimimi 1988 de tamamladım. Uzmanlık eğitimimi Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı’nda yaptım. Uzmanlık eğitimim sırasında bilgi ve görgümü artırmak amacıyla farklı zaman ve sürelerle İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı’nda bulundum ve klinik çalışmalara katıldım.
Uzmanlığımı aldığım 1994 tarihinden itibaren sekiz ay süreyle Kütahya Devlet Hastanesi’nde çalıştıktan sonra Aralık 1994’te Süleyman Demirel Üniversitesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı’na yardımcı doçent olarak atandım.
Devamını GörüntüleAçık Burun Ameliyatı Nedir?
Açık burun ameliyatı, rinoplasti sırasında burun ucundaki kolumella bölgesine küçük bir kesi yapılarak burun yapılarının doğrudan görüş altında şekillendirildiği cerrahi tekniktir. Bu yöntem, özellikle karmaşık deformitelerde ve revizyon ameliyatlarında detaylı müdahale imkânı sağlar. Kemik ve kıkırdak yapılar daha kontrollü şekilde düzenlenir. Amaç, hem estetik hem de fonksiyonel açıdan daha öngörülebilir ve başarılı sonuçlar elde etmektir.
Açık teknik ile kapalı teknik arasındaki temel farklar nelerdir?
Hastalarım bazen “Kapalı olursam daha çabuk iyileşirim, iz kalmaz” gibi düşüncelerle gelebiliyor. Ancak işin aslı biraz daha farklıdır. İki teknik arasındaki temel fark, cerrahın görüş alanıdır. Kapalı teknikte tüm kesiler burun deliğinin içindedir, dışarıdan hiçbir şey görünmez. Ancak cerrah da burnun ucundaki kıkırdakların simetrisini sağlamak için büyük oranda tecrübesine ve parmak uçlarındaki hisse güvenmek zorundadır.
Açık teknikte ise iki gözümüzle birden (binoküler görüş) derinlik algısına sahip oluruz. Burnun sağ tarafı ile sol tarafını aynı anda görüp karşılaştırabiliriz. Asimetrileri düzeltmek, milimetrik dikişler atmak, kıkırdakları yeniden şekillendirmek açık teknikte çok daha kontrollü ilerler. Özellikle burun ucu estetiği, bu cerrahinin en zor kısmıdır. Burun ucundaki kıkırdaklar (alar kıkırdaklar) bazen çok asimetrik, bazen çok zayıf veya şekilsiz olabilir. Bu yapıları bir heykeltıraş gibi işlemek için açık teknik bize ihtiyacımız olan tuvali sunar.
Açık tekniğin sağladığı en büyük avantajları şöyle sıralayabiliriz:
- Doğrudan görüş
- Tam kontrol
- Hassas şekillendirme
- Simetri hakimiyeti
- Greft sabitleme
Ameliyat sırasında nefes alma problemleri nasıl giderilir?
Burun ameliyatı için başvuran hastalarımın büyük bir çoğunluğu, sadece estetik kaygılarla değil aynı zamanda burun tıkanıklığı ile ilgili “Burnumdan nefes alamıyorum” ,”Hocam geceleri ağzım açık uyuyorum” veya “Sabahları yorgun uyanıyorum” şikayetleriyle de gelir. Bir Kulak Burun Boğaz uzmanı olarak benim için nefes, estetikteki en kırmızı çizgidir. Nefes almayan bir burun, dünyanın en güzel şekline de sahip olsa, başarısız bir ameliyattır.
Açık teknik rinoplasti sırasında sadece burnun dışını değil içini de ameliyat ediyoruz. Burnun orta duvarı olan “septum”daki eğrilikleri (deviasyon) düzeltmek bu işin temelidir. Eğer septum bir tarafa doğru eğriyse, o tarafın hava yolunu tıkar. Biz bu eğriliği düzeltip, oradan çıkardığımız kıkırdakları da burnunuzu şekillendirmek için “yedek parça” olarak kullanıyoruz. Yani bir taşla iki kuş vuruyoruz.
Ayrıca “nazal valv” dediğimiz, burnun en dar ve hava akımı için en kritik bölgesini de onarıyoruz. Burun sırtını daraltırken, hava yolunu daraltmamak için özel kıkırdak parçaları (spreader greft) kullanıyoruz. Bu parçalar, burun kanatlarının nefes alırken içeri çökmesini engeller ve hava yolunu genişletir. Aynı seansta burun etlerine (konka) de müdahale ederek, hava yolunu maksimum düzeyde açıyoruz. Kısacası burnun hem iç hem de dış kısmını birlikte düzeltiyoruz.
Nefes alma problemlerine yol açan temel faktörler şunlardır:
- Septum deviasyonu
- Konka hipertrofisi
- Nazal valv darlığı
- Nazal polipler
- Alerjik rinit
Ameliyat öncesi planlama ve beklentiler nasıl yönetilir?
Başarılı bir ameliyatın sırrı, cerrah ile hastanın aynı dili konuşabilmesidir. Herkesin “güzel” anlayışı farklıdır. Sizin “doğal” dediğiniz burun ile benim “doğal” anlayışım aynı olmayabilir. Bu yüzden ameliyat öncesi süreç en az cerrahi kadar önemlidir.
Ameliyat öncesi ön görüşme belki de ameliyatın en önemli bir aşamasıdır. Muayenehanede sizi dikkatle dinliyor, yüzünüzü inceliyor ve profesyonel fotoğraflarınızı çekiyoruz. Burnunuza yapılabilecek işlemleri detaylı olarak anlatıp örnek hastalar ve şekiller üzerinde gösteriyoruz. Çektiğimiz fotoğraflarınız üzerinde milimetrik analizler yapıyoruz. Alın yapınız, çene ucunuzun geride veya ileride olması,yüzünüzün iki tarafı arasındaki asimetri, dudak yapınız, elmacık kemikleriniz… Hepsi burnunuzun nasıl görünmesi gerektiğini etkileyen faktörlerdir. Bilgisayarlı simülasyon programları sayesinde, ameliyat sonrası fikir vermesi açısından olası sonucu size ekran üzerinde gösteriyoruz.
Burada şunu unutmamanızı rica ediyorum: Simülasyonlar birer “taahhüt” belgesi değil bir iletişim aracıdır. Cerrahınızın ne planladığını, burnunuzun kemerinin ne kadar alınacağını, ucunun ne kadar kalkacağını görsel olarak anlamanızı sağlar. Bu aşamada beklentilerinizin gerçekçi olması çok önemlidir. Sizi bambaşka birine dönüştürmek değil yüzünüze en çok yakışan, karakterinizi tamamlayan “en iyi versiyonunuzu” ortaya çıkarmak hedefimizdir. Simülasyon resim üzerinde bilgisayar ile yapılan fikir vermesi açısından bir çizim, ameliyat ise canlı doku üzerinde elle yapılan ve zamanla iyileşen bir süreçtir.
Burun şekillendirmede kullanılan kıkırdak (greft) kaynakları nelerdir?
Burnu yeniden inşa ederken kullandığımız en değerli malzememiz kıkırdaktır. Yabancı maddeler, silikonlar veya sentetik dolgular burun cerrahisinde kalıcı çözüm sunmaz ve reaksiyon riski taşır. Vücudun kendi dokusu ise en güvenli, en uyumlu malzemedir.
İlk ve en önemli kıkırdak kaynağımız, burnunuzun içindeki septum kıkırdağıdır. Eğrilikleri düzeltirken çıkardığımız bu kıkırdak, düz ve sert yapısıyla mükemmel bir yapı malzemesidir. Burun sırtını düzeltmek, ucu desteklemek ve eğrilikleri gidermek için bu kıkırdağı şekillendirip kullanıyoruz.
Ancak bazı durumlarda, özellikle daha önce ameliyat olmuş hastalarda (revizyon) septum kıkırdağı yetersiz kalabilir veya hiç olmayabilir. Bu durumda “komşu” bölgelerden yardım alıyoruz. Kulak kıkırdağı, yapısı gereği kıvrımlı ve yumuşaktır; bu yüzden burun ucuna şekil vermek veya eksiklikleri kamufle etmek için harikadır. Eğer çok daha güçlü ve bol miktarda kıkırdak gerekiyorsa, o zaman küçük bir kesi ile aldığımız kaburga kıkırdağına başvuruyoruz. kaburgaların ön ve alt kısmında bulunan kıkırdak kısımdan alınan küçük bir parça çok büyük oranda sıkıntı oluşturmaz.
Sıklıkla kullandığımız greft kaynakları şunlardır:
- Septum kıkırdağı
- Kulak kıkırdağı
- Kaburga kıkırdağı
İletişime Geçin!
Piezo cerrahisi (Ultrasonik Rinoplasti) sürece ne katar?
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte cerrahi aletlerimiz de evrim geçirdi. Eskiden burun kemiklerini şekillendirmek için kullandığımız keski ve çekiçler, yerini büyük oranda ultrasonik ses dalgalarıyla çalışan “Piezo” cihazlarına bıraktı.
Piezo cerrahisinin mantığı şudur: Cihaz, sadece kemik gibi sert dokuları kesebilen özel bir frekansta titreşim yayar. Bu titreşimler, kemiği tereyağı keser gibi pürüzsüzce şekillendirirken, hemen yanındaki yumuşak dokuya, damarlara, sinirlere veya burun içindeki zara hiçbir zarar vermez. Cihaz yumuşak dokuya değdiği anda durur.
Bu seçicilik bize ne kazandırır? Öncelikle, kemikleri kırmadan ince bir şekilde keserek, yontarak şekillendirme şansı verir. Bu da çok daha zarif, pürüzsüz burun sırtları elde etmemizi sağlar. İkinci ve hastalar için en önemli avantajı ise travmanın az olmasıdır. Yumuşak doku ve damarlar zarar görmediği için, ameliyat sonrası göz çevresinde oluşan morluklar ve şişlikler çok daha az olur. İyileşme süreci hızlanır, hastalarımız sosyal hayatlarına daha çabuk döner. Açık teknik, Piezo cihazının uçlarının kemik yapıya rahatça ulaşabilmesi için gerekli olan geniş alanı sağladığından, bu iki yöntem birbirini mükemmel tamamlar.
Yüz asimetrisi olan hastalarda yaklaşım nasıl değişir?
Burun eğriliğyle gelen hastalarımın bir çoğunda yüzünde asimetri de vardır. Yani yüzünün bir tarafı diğer tarafına göre hipoplazik daha küçüktür. Genellikle bir tarafının çene veya yüz kemiği, gözü diğer tarafa göre daha küçüktür. Halk arasındaki deyimle yedi sülalesinden (anne, baba, amca, dayı , teyze vs) genetik özellikler alırken bazen yüzümüzde kemik yapılar (genellikle yüzün bir yarısı) farklılık gösterebilir. Bazen bu asimetri çapraz da olabilir. Tıpkı yamaçta eğimli arazide yapılan ev gibi duvarları gibi burun kanatları eşit uzunlukta olmaz. Yamacın alt kısmındaki duvar daha uzun iken üst kısmı kısa olması gibi daha küçük olan yüzdeki burun kanadı uzun ve yatık olur. Üstelik yamaca, eğimli araziye bina yapıldıktan sonra yerçekimi etkisiyle duvarda hafif de olsa çatlaklar oluşabilir, eğilebilir. yamaçtaki binayı yapmak için daha farklı teknikler uygulanır. Buna benzer şekilde yüz asimetrisi olan hastalarımızla detaylı muayene ve ön görüşme yaparak değerlendiriyoruzYüz asimetrisi olan hastalarımızda eğriliğin tekrar etmemesi için ameliyatta özel yöntemler uyguluyoruz. Ameliyat sonrasında da belli bir süre burun deliği eşitleyici silikon aparat (nostril retainer) kullandırıyoruz. Özellikle yüz asimetrisi belirgin olan hastalarımızda her türlü tedbire rağmen ameliyat öncesindeki burun eğriliği çok büyük oranda düzeltilmesine rağmen yüzdeki asimetriye bağlı olarak çok az da olsa burun eğriliği minimal tekrarlayabilir, deliklerde çok az eşitsizlik olabilir.
Yüz asimetrisinde:
- hasta ile detaylı görüşülerek yapılabilecekleri planlama
- eğim olan yerde Kemik kalınlığının inceltilmesi
- kıkırdak greft kullanımı
- Daha güçlü burun iskelet yapısı oluşturma
- Genellikle burun tabanı cerrahisini ekleme
- Nostril retainer kullanımı
Kalın derili ve ince derili hastalarda yaklaşım nasıl değişir?
Her hastanın cilt yapısı, cerrahinin sonucunu doğrudan etkileyen bir faktördür. Biz iskeleti ne kadar mükemmel yaparsak yapalım, üzerini örten deri “kumaşı” sonucu gösterir veya gizler.
Kalın derili burunlar, cerrahlar için ayrı bir meydan okumadır. Kalın ve yağlı bir deri, tıpkı kalın bir yorgan gibidir; alttaki ince detayları maskeler. Bu hastalarda burnu küçültmekten ziyade, iskeleti güçlendirmek ve deriyi taşıyacak bir yapı kurmak gerekir. Eğer kalın derili bir burnun kıkırdaklarını çok küçültürseniz, deri buna uyum sağlayamaz ve şekilsiz bir görüntü oluşur. Açık teknikte, kalın deriyi güvenli bir şekilde deriye zarar vermeden güvenli bir şekilde inceltme (degloving) ve altındaki yapıyı buna göre kurma şansımız olur. Ancak kalın derili hastalarımızın bilmesi gereken en önemli nokta, ödemlerin inmesinin ve burnun son şeklini almasının daha uzun süreceğidir. Bazı durumlarda kalın derili hastalarımıza ilave olarak ödem çözücü ilaç tedavisi veya ciltaltına seyreltilmiş kortikosteroid enjeksiyonu da gerekebilir.
İnce derili burunlar ise tam tersidir. İnce bir ipek kumaş gibidir; alttaki en ufak bir pürüzü, bir toplu iğne başı kadar çıkıntıyı bile dışarı yansıtır. Bu yüzden ince derili hastalarda cerrahi kusursuz olmalıdır. Kemik ve kıkırdak geçişleri pürüzsüz olmalı, keskin kenarlar bırakılmamalıdır. Genellikle kıkırdak iskeletin üzerini, burun içinden alınan kıkırdakları ince kum halinde çok ince doğradığımız hamur ile veya hastanın kendi dokularından (fasya) elde ettiğimiz yumuşak örtülerle kaplayarak kamuflaj yaparız.
Kalın derili hastalarda sık görülen durumlar şunlardır:
- Uzun süren ödem
- Detayların az görülmesi
- Cilt kalitesinde değişim
- Skar dokusu riski
- İlave ilaç tedavisi
Burun ucu estetiğinde (Tip Plasti) nelere dikkat edilir?
Burun ucu, estetiğin en çok dikkat çeken ve en karmaşık kısmıdır. Yüzünüze baktığınızda ilk göze çarpan noktalardan biridir. Düşük bir burun ucu sizi olduğunuzdan daha yaşlı ve yorgun gösterebilirken, aşırı kalkık bir burun ucu da yapay bir ifadeye neden olabilir.
Açık teknik rinoplastinin en büyük gücü burun ucunda ortaya çıkar. Burun ucunu oluşturan “alar kıkırdaklar” dediğimiz kanat şeklindeki yapılar her insanda farklıdır. Kiminde çok geniştir ve burnu top gibi gösterir, kiminde asimetriktir, kiminde ise çok zayıftır.
Biz ameliyatta bu kıkırdakları özel dikiş teknikleriyle şekillendiriyoruz. Burnun ucunu daraltıyor, kaldırıyor (rotasyon) ve yüzünüzle uyumlu bir projeksiyona (öne doğru çıkıklık) getiriyoruz. “Poligon” konsepti dediğimiz bir yaklaşımla, burun ucunda ışık ve gölge oyunlarının doğal durduğu, elmas benzeri bir form yaratmaya çalışıyoruz. Amacımız mandalla sıkılmış gibi duran değil doğal kıvrımları olan zarif bir burun ucu elde etmektir.
İyileşme süreci nasıldır ve nelere dikkat etmek gerekir?
Ameliyat bitti, artık iyileşme zamanı. Hastalarımın en çok endişe ettiği dönem budur ama inanın, teknoloji ve teknikler sayesinde bu süreç artık çok daha konforlu.
İlk gece hastanede misafirimiz olursunuz. Başınızın yüksekte olması (çift yastık), ödem ve sızıntıların azalması için önemlidir. Göz çevresine uyguladığımız soğuk kompres (buz) uygulaması, şişliklerin minimumda kalmasına yardımcı olur. Ağrı konusunda korkmayın; hastalarımın çoğu ağrıdan değil burun tıkanıklığından kaynaklı bir basınç hissinden bahseder. Basit ağrı kesicilerle bu süreci çok rahat atlatırsınız.
Burun içine artık o metrelerce uzunluğundaki bez tamponları koymuyoruz. Onun yerine, ortası delikli, nefes almanıza izin veren yumuşak silikonlar (doyle splint) yerleştiriyoruz. Bunları çıkarırken saniyelik bir işlem yapıyoruz ve hastalarımız genellikle acı hissetmiyor.
Burnunuzun üzerinde bir hafta boyunca kalacak termoplastik bir atel (alçı) olacak. 7. gün civarında bu ateli ve içindeki silikonları alıyoruz. İşte o an, burnunuzla ilk karşılaşmanızdır. Burnunuz şiş olacak, belki biraz ödemli hissedeceksiniz ama değişimi aynada gördüğünüz o anın mutluluğu paha biçilemez.
İyileşme sürecinde uzak durmanız gerekenler şunlardır:
- Güneş gözlüğü kullanımı
- Aşırı sıcak banyo
- Darbeli sporlar
- Ağır kaldırmak
- Sümkürmek
Revizyon rinoplasti neden daha karmaşık bir süreçtir?
Bazen işler ilk seferde istenildiği gibi gitmeyebilir veya yıllar önce olduğunuz bir ameliyattan memnun kalmayabilirsiniz. İşte bu durumlarda “Revizyon Rinoplasti” devreye girer. Revizyon, yani düzeltme ameliyatları, ilk ameliyata göre teknik olarak daha zorludur.
Neden mi? Çünkü ilk ameliyatta anatomi değişmiştir. Kıkırdaklar yer değiştirmiş, bazıları alınmış, cilt altında “skar” dediğimiz yapışıklıklar oluşmuştur. Cerrah, içeriyi açtığında neyle karşılaşacağını %100 bilemeyebilir. Bu yüzden revizyon cerrahisi tam bir tecrübe ve sabır işidir.
Açık teknik, revizyon vakalarında neredeyse zorunluluktur. Çünkü içerideki o karmaşık yapıyı, yapışıklıkları güvenle açmak ve anatomiyi yeniden kurmak için geniş bir görüş açısına ihtiyacımız vardır. Revizyonlarda burnun çatısını yeniden kurmak için genellikle hastanın kendi kıkırdağı (septum) tükenmiş olduğundan, kaburga kıkırdağına ihtiyaç duyarız. bilindiği gibi kaburgaların ön kısımları özellikle ön altta gögüs esnekliğini sağlaması için kıkırdakdan oluşur. Biz de gerektiğinde bu kıkırdak yapının genellikle ön alt kısmından küçük bir parçayı alıp hazırlayarak kullanıyoruz. Hastalarım bazen “Kaburga mı? Çok zor değil mi?” diye sorar. Ancak modern yöntemlerle kaburgadan aldığımız küçük bir parça, burnunuzu ömür boyu taşıyacak sağlam bir iskelet kurmamızı sağlar ve kaburga bölgesindeki ağrı birkaç gün içinde geçer.
Açık Burun Ameliyatı Fiyatları Ne Kadar ?
Ortalama Açık Burun Ameliyatı fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.
Açık Burun Ameliyatı Olanların Yorumları
Açık Burun Ameliyatı olanların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.
Açık Burun Ameliyatı Öncesi Sonrası Fotoğraflar
Açık Burun Ameliyatı öncesi sonrası fotoğraflar için Instagram hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.

