Septorinoplasti, hem burun estetiği hem de nefes alma problemlerinin aynı anda düzeltildiği kombine bir cerrahi işlemdir. Bu ameliyatla burun içindeki septum eğriliği düzeltilirken burun dış yapısı da estetik olarak yeniden şekillendirilir.

Septum deviasyonu olan hastalarda septorinoplasti kimlere yapılır sorusu, burun tıkanıklığı, horlama, ağızdan soluma gibi solunum problemleri yaşayan ve aynı zamanda burun şeklinden memnun olmayan bireyler için yanıt bulur. İşlevsel ve estetik çözümler birlikte sunulur.

Ameliyat sırasında eğri septum düzleştirilir, gerekirse burun etleri küçültülür ve dış burun estetik olarak yeniden şekillendirilir. Böylece hasta hem daha iyi nefes alır hem de yüz hatlarına uygun, doğal görünümlü bir burun yapısına kavuşur.

Septorinoplasti sonrası iyileşme süreci bireyin cilt yapısı ve yapılan işlemin kapsamına göre değişkenlik gösterebilir. Genellikle 7–10 gün içinde tamponlar alınır, ödemler zamanla azalır ve burnun nihai şekli 6–12 ay içinde oturur.

Hakkımda

Prof. Dr. Fehmi Döner
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı

İlk ve orta öğrenimimi İzmir’de tamamladım. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimimi 1988 de tamamladım. Uzmanlık eğitimimi Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı’nda yaptım. Uzmanlık eğitimim sırasında bilgi ve görgümü artırmak amacıyla farklı zaman ve sürelerle İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı’nda bulundum ve klinik çalışmalara katıldım.

Uzmanlığımı aldığım 1994 tarihinden itibaren sekiz ay süreyle Kütahya Devlet Hastanesi’nde çalıştıktan sonra Aralık 1994’te Süleyman Demirel Üniversitesi KBB Hastalıkları Anabilim Dalı’na yardımcı doçent olarak atandım.

Devamını Görüntüle

Septorinoplasti Nedir?

Septorinoplasti, burun orta bölmesindeki eğriliğin (septum deviasyonu) düzeltilmesi ile burun estetiğinin aynı ameliyatta birlikte gerçekleştirildiği cerrahi bir işlemdir. Bu operasyon hem fonksiyonel hem de estetik amaç taşır. Burun tıkanıklığı giderilirken, burun şekli yüzle uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenir. Genellikle genel anestezi altında uygulanır ve amaç sağlıklı solunum ile doğal, dengeli bir görünüm sağlamaktır.

Septorinoplasti Ameliyatı Estetik ve Fonksiyonu Nasıl Birleştirir?

Polikliniğime başvuran hastaların büyük bir kısmı, ya sadece nefes alamama şikayetiyle gelir ya da sadece burnunun şeklinden memnun olmadığını belirtir. Ancak muayene koltuğuna oturduklarında çoğu zaman görürüz ki bu iki sorun aslında iç içe geçmiştir. İşte septorinoplasti bu noktada devreye girer. Bu ameliyatı bir binanın hem temelini sağlamlaştırmak hem de dış cephesini modernize etmek gibi düşünebilirsiniz. Temeli bozuk bir binanın dış cephesi ne kadar güzel boyanırsa boyansın, zamanla çatlaklar oluşması kaçınılmazdır. Aynı şekilde içi tıkalı ve kıkırdak desteği zayıf bir burnun sadece dışını düzeltmek, uzun vadede şekil bozukluklarına ve nefes darlığının artmasına yol açar.

Burun, yüzün tam ortasında yer alan ve ifadenizi belirleyen en karakteristik organdır. Ancak aynı zamanda, aldığımız her nefesin kalitesini belirleyen, havayı ısıtan, nemlendiren ve temizleyen muazzam bir klimadır. Septorinoplasti ameliyatında biz cerrahlar, “fonksiyonel estetik” dediğimiz kavramı uygularız. Yani burnunuzun kemerini alırken veya ucunu kaldırırken, aynı zamanda içerideki hava tünellerini genişletir, hava akışını engelleyen duvarları düzeltiriz. Bu yaklaşım ameliyat masasından kalktığınızda sadece aynadaki görüntünüzün değil uykunuzun, spor performansınızın ve genel yaşam enerjinizin de değişmesini hedefler.

Septum Deviasyonu Solunum Fizyolojisini Hangi Mekanizmayla Bozar?

Burnumuzun içini, tıpkı bir evin odalarını ayıran duvar gibi ikiye bölen yapıya “septum” adını veriyoruz. Ön tarafı elastik bir kıkırdaktan, arka tarafı ise sert kemikten oluşan bu duvarın, ideal koşullarda tam ortada durması gerekir. Ancak genetik mirasımız, doğum travmaları veya çocukken düşüp çarpmalarımız nedeniyle bu duvar çoğumuzda dümdüz değildir. “Septum deviasyonu” dediğimiz bu eğrilik, burnun bir tarafını daraltırken diğer tarafını genişletir.

Hava akışının fiziği burada çok ilginç bir hal alır. Bernoulli prensibi dediğimiz bir fizik kuralı vardır; bir akışkan dar bir yerden geçerken hızı artar, ancak çeperlere uyguladığı basınç azalır. Bunu, ucu sıkılmış bir bahçe hortumu gibi düşünebilirsiniz. Su daha hızlı fışkırır ama hortumun içindeki basınç düşer. Burnunuzda septum eğriliği varsa, hava o daracık aralıktan geçerken hızlanır ve oluşan vakum etkisiyle burun kanatlarınızı içeri doğru çeker. Özellikle derin nefes almaya çalıştığınızda veya koşarken burnunuzun kanatlarının kapandığını hissedersiniz. Buna “valv kollapsı” diyoruz. İşte bu yüzden sadece içerideki kemiği düzeltmek yetmez; aynı zamanda burun kanatlarını destekleyen kıkırdakları da güçlendirmemiz gerekir ki ciğerlerinize derin bir nefes çekerken burnunuz kapanmasın.

Konka Hipertrofisi ve Burun Etlerinin Ameliyattaki Rolü Nedir?

Septum deviasyonu olan hastalarda sıklıkla gözden kaçan ama cerrahi başarımızı doğrudan etkileyen bir diğer oyuncu da burun etleridir. Tıbbi adıyla “alt konka” dediğimiz bu yapılar burnun yan duvarlarında bulunur ve içleri kan damarıyla dolu süngerimsi dokulardır. Görevleri, soluduğumuz havayı akciğerlere gitmeden önce ısıtmak ve nemlendirmektir. Vücudumuzdaki denge mekanizması burada ilginç bir şekilde çalışır.

Septum bir tarafa doğru eğildiğinde, o taraftaki hava yolu daralır. Ancak diğer tarafta olması gerekenden daha geniş bir boşluk oluşur. Vücut, bu geniş boşluktan geçen havanın yeterince ısınmayacağını ve kuruyacağını fark eder. Bu durumu telafi etmek için, geniş olan taraftaki burun etini şişirerek (hipertrofi) o boşluğu doldurmaya çalışır. Yani bir taraf kemik eğriliği yüzünden, diğer taraf ise şişmiş burun eti yüzünden tıkanır. Eğer biz ameliyatta sadece eğri kemiği düzeltip orta hatta getirirsek, bu sefer de şişmiş olan burun eti yeni pozisyonda yolu tamamen tıkar. Bu nedenle septorinoplasti ameliyatlarının olmazsa olmaz bir parçası da burun etlerine müdahale etmektir. Radyofrekans veya doku küçültme yöntemleriyle bu etleri, fonksiyonlarını bozmadan ideal boyutlarına getiririz.

Yüz Analizi ve Estetik Planlamada Cinsiyet Faktörü Etkili midir?

Estetik cerrahide en büyük yanılgı, “tek tip ideal burun” olduğu düşüncesidir. Oysa her yüzün hikayesi, oranları ve karakteri farklıdır. Ameliyat öncesi yaptığımız planlamalarda, hastanın yüzünü milimetrik olarak analiz ederiz. Alın genişliği, çene ucu pozisyonu, dudak yapısı ve elmacık kemikleri, yapacağımız burnun şeklini belirleyen referans noktalarıdır. Burada “Altın Oran” dediğimiz evrensel estetik kurallar devreye girer ancak en kritik belirleyici faktör cinsiyettir.

Erkek ve kadın anatomisi ve estetik algısı birbirinden tamamen farklıdır. Bir kadına çok yakışan, zarif, hafif kavisli ve ucu kalkık bir burun, bir erkeğin yüzüne yapıldığında son derece yapay ve feminen bir ifadeye neden olabilir. Erkek burnunda sırtın daha düz inmesini, burun ile dudak arasındaki açının 90 derece civarında olmasını hedefleriz. Bu erkeğe daha karizmatik ve güçlü bir ifade katar. Kadınlarda ise bu açının 100-110 derece arasında olması, burnun hafifçe kalkık görünmesini sağlar ve yüzdeki zarafeti artırır. Ayrıca burun kökünün alından başlama noktası da bakışların derinliğini etkiler. Amacımız, yüzünüze baktıklarında “burnun ne güzel olmuş” denmesi değil “yüzünde ne kadar güzel bir ifade var” denmesidir.

Ameliyat öncesi analizde dikkate aldığımız bazı temel parametreler şunlardır:

  • Cilt kalınlığı
  • Kıkırdak direnci
  • Çene ucu pozisyonu
  • Alın genişliği
  • Dudak yapısı
  • Burun kökü derinliği
  • Yüz asimetrisi
Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!

Açık Teknik mi Yoksa Kapalı Teknik Septorinoplasti mi Tercih Edilmelidir?

Hastalarımın en sık sorduğu ve internette en çok kafa karışıklığı yaşadığı konu, ameliyatın hangi teknikle yapılacağıdır. Açık teknik mi daha iyi, kapalı teknik mi? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yoktur; “hastaya en uygun teknik” vardır:

Açık teknik septorinoplasti, iki burun deliğinin arasındaki “kolumella” dediğimiz bölgeye yapılan çok küçük, ters V şeklinde bir kesi ile burnun cildinin kaldırılması işlemidir. Bu yöntem cerraha burnun tüm iskelet yapısını çıplak gözle görme imkanı tanır. Tıpkı bir arabanın kaputunu açıp motoru tamir etmek gibidir; her şeye hakimsinizdir. Özellikle burnunda ciddi eğrilik olan daha önce ameliyat geçirmiş, burun ucu asimetrik veya çok düşük olan hastalarda açık teknik bize milimetrik kontrol sağlar. Kıkırdakları dikişlerle şekillendirmek ve greftleri (yama kıkırdakları) tam istediğimiz yere sabitlemek bu teknikte daha garantilidir.

Kapalı teknik ise, tüm kesilerin burun deliklerinin içinden yapıldığı, dışarıdan görünen hiçbir iz bırakmayan yöntemdir. Burnun bağ dokuları ve ligamentleri daha az hasar gördüğü için, burun ucundaki his kaybı daha az olur ve iyileşme bir miktar daha hızlı olabilir. Ancak görüş alanı kısıtlıdır; cerrah burnun şeklini daha çok hissederek ve tecrübesiyle oluşturur. Günümüzde her iki tekniğin avantajlarını birleştiren hibrit yöntemler de kullanıyoruz. Önemli olan kesinin nereden yapıldığı değil içeride kıkırdak ve kemiklere ne kadar saygılı davranıldığıdır.

Piezo Cerrahisi (Ultrasonik Rinoplasti) Kemik İyileşmesini Nasıl Etkiler?

Eski nesil burun ameliyatlarını düşündüğünüzde aklınıza muhtemelen morarmış gözler ve şişmiş yüzler geliyordur. Bunun temel sebebi, kemikleri şekillendirmek için kullanılan çekiç ve keski gibi kaba aletlerdi. Bu aletler kemiği kırarken, etrafındaki damarlara ve yumuşak dokulara da zarar verebiliyordu. Ancak son yıllarda kullanımı standart hale gelen Piezo teknolojisi, bu süreci tamamen değiştirdi.

Piezo cihazı, ultrasonik ses dalgalarının yarattığı titreşimle çalışır. Bu teknolojinin en büyüleyici yanı “seçici” olmasıdır. Cihaz sadece kemik gibi sert dokuları keser veya törpüler. Elinizdeki probu yanlışlıkla bir damara, sinire veya burun zarına değdirseniz bile cihaz çalışmayı durdurur ve yumuşak dokuya zarar vermez. Bu ne anlama gelir? Kemikleri kırmadan, adeta bir heykeltıraş gibi milimetrik olarak şekillendirebiliriz.

Piezo cerrahisinin sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Daha az morluk
  • Daha az ödem
  • Kontrollü kesi hatları
  • Hızlı iyileşme
  • Yumuşak doku koruması
  • Hassas şekillendirme

Bu sayede hastalarımız ameliyat sonrası süreci çok daha konforlu geçirir ve sosyal hayatlarına daha hızlı dönebilirler.

Koruyucu Rinoplasti (Preservation) ile Burun Sırtı Doğallığı Nasıl Sağlanır?

Son yıllarda estetik cerrahi dünyasında “Koruyucu Rinoplasti” veya İngilizce adıyla “Preservation Rhinoplasty” rüzgarı esiyor. Geleneksel yöntemlerde, burun kemerini düzeltmek için kemik ve kıkırdak çatıyı kesip alırdık. Bu durum burnun doğal anatomik bütünlüğünü bozduğu için, çatıyı tekrar onarmamız gerekirdi. Koruyucu rinoplastide ise felsefe tamamen farklıdır: “Yıkma, koru.”

Bu teknikte, burnun o güzel, doğal sırt çizgisine ve ışık yansımalarına hiç dokunmuyoruz. Kemerden kurtulmak için, burnun alt kısmından, yani temelinden kemik ve kıkırdak şeritler çıkarıyoruz. Daha sonra tüm burun çatısını bir asansör gibi aşağıya indiriyoruz (Let-down veya Push-down tekniği). Böylece burnun sırtı orijinal, pürüzsüz ve doğal kalıyor. Bu yöntem özellikle kemerli ama burun sırtı yapısı düzgün olan hastalar için mükemmel sonuçlar veriyor. Ameliyat olunduğu neredeyse hiç anlaşılmıyor çünkü burnun “imzası” olan o doğal geçişler silinmiyor.

Burun Ucu Düşmemesi İçin Hangi Kıkırdak Destekler Kullanılır?

Burun estetiğiyle ilgili en büyük korkulardan biri, zamanla burun ucunun düşmesidir. Yerçekimi, yüz mimikleri ve cildin iyileşirken oluşturduğu büzüşme kuvveti, burnu aşağıya doğru çekmeye çalışır. Eğer biz ameliyatta sağlam bir iskelet kurmazsak, zamanla bu kuvvetlere yenik düşen burun ucu sarkabilir. Bu yüzden modern rinoplasti, aslında bir “yapı mühendisliği” işidir.

Burnun uzun yıllar formunu koruması için kıkırdak greftleri (destek parçaları) kullanırız. Bunların en önemlilerinden biri “Spreader Greft” dediğimiz, burnun çatısını destekleyen ve orta hattaki hava tünelini açık tutan kıkırdaklardır. Bir diğer hayati parça ise “Strut Greft”tir. Bunu, bir çadırın orta direğine benzetebilirsiniz. Burun ucunun (kolumella) içine yerleştirdiğimiz bu güçlü kıkırdak, burun ucunun yerçekimine karşı dik durmasını sağlar.

Bu destekler için en ideal malzeme, hastanın kendi burnunun içinden çıkardığımız septum kıkırdağıdır. Ancak daha önce ameliyat olmuş veya kıkırdakları çok zayıf olan hastalarda başka kaynaklara yönelmemiz gerekir. Kulak kıkırdağı, yumuşak ve kavisli yapısıyla burun ucu şekillendirmede harikadır ancak yük taşıma kapasitesi düşüktür. Eğer ciddi bir destek gerekiyorsa, örneğin “semer burun” dediğimiz çökme varsa, o zaman vücudun en sağlam yedek parça deposu olan kaburga kıkırdağına (kostal kıkırdak) başvururuz.

İletişime Geçin!

Tedaviler hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçin!


    Septorinoplasti Sonrası İyileşme Süreci ve Bakım Önerileri Nelerdir?

    Ameliyat bitti, odanıza çıktınız. Peki şimdi sizi ne bekliyor? Öncelikle o eski filmlerdeki gibi gözleri tamamen kapalı, yüzü sarılı hastalar görmüyoruz. Burnunuzun üzerinde kemiklerin kaynamasını sağlayan termoplastik bir atel ve burnunuzun içinde nefes almanıza izin veren silikonlar olacak. Evet, yanlış duymadınız; artık metrelerce uzunluğunda bez tamponlar kullanmıyoruz. Ortası oluklu silikon splintler sayesinde, ameliyattan çıkar çıkmaz nefes alabiliyorsunuz. Bu silikonlar, hem iyileşmeyi hızlandırıyor hem de çıkarılırken ağrı yapmıyor çünkü dokuya yapışmıyorlar.

    İlk 48 saat, şişliklerin en yoğun olduğu dönemdir. Bu süreçte başınızı yüksekte tutmak ve aralıklı buz uygulaması yapmak çok önemlidir. Ağrı konusunda endişelenmeyin; hastalarımızın çoğu ağrıdan ziyade, grip olmuş gibi bir dolgunluk hissinden bahsederler. Basit ağrı kesiciler bu dönemde fazlasıyla yeterli olur. Birinci haftanın sonunda ofisime geldiğinizde, üzerindeki ateli ve içindeki silikonları çıkarırız. Bu özgürlüğe kavuştuğunuz andır. Burnunuzu ilk gördüğünüzde biraz şiş bulabilirsiniz, bu çok normaldir. Burun cildi, altındaki yeni iskelete uyum sağlamaya çalışıyordur.

    İyileşme sürecinde dikkat etmeniz gerekenler şunlardır:

    • Darbe riski
    • Gözlük kullanımı
    • Ağır sporlar
    • Aşırı sıcak ortamlar
    • Güneş ışığı
    • Sümkürme hareketi

    Ödemlerin %70’i ilk ayda geçer, ancak burnun tam şeklini alması, derinin incelmesi ve o ince detayların ortaya çıkması 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman alır. Kalın derili hastalarda bu sabır süreci biraz daha uzundur .

    Revizyon Septorinoplasti Neden Daha Zorlu Bir Süreçtir?

    Hayatta her zaman ilk denemede başarıyı yakalayamayabiliriz. Burun ameliyatlarında da bazen iyileşme dokusunun öngörülemez davranışları, bazen teknik yetersizlikler, bazen de talihsiz travmalar nedeniyle ikinci bir müdahaleye (revizyon) ihtiyaç duyulabilir. Revizyon cerrahisi, ilk ameliyata göre cerrah için çok daha fazla tecrübe ve sabır gerektiren bir alandır.

    Neden mi? Çünkü içerideki anatomi değişmiş, doku planları birbirine yapışmış ve en önemlisi, burnu yeniden inşa etmek için kullanacağımız “inşaat malzemesi” yani kıkırdak azalmıştır. İlk ameliyatta septum kıkırdağı kullanıldığı için, revizyonlarda genellikle kulak veya kaburga kıkırdağına ihtiyaç duyarız. Ancak bu karamsar bir tablo çizmesin; doğru teknikler ve yeterli tecrübe ile revizyon ameliyatlarında da yüz güldürücü sonuçlar almak, hastanın hem nefesini hem de özgüvenini geri kazandırmak kesinlikle mümkündür. Önemli olan hastanın beklentilerinin gerçekçi olması ve hekimine güvenmesidir.

    Septorinoplasti Fiyatları Ne Kadar ?

    Ortalama Septorinoplasti fiyatları kliniğe, yapılan işlemin kapsamına göre değişmektedir.

    Septorinoplasti Olanların Yorumları

    Septorinoplasti olanların yorumları için Google Maps ve Doktortakvimi gibi platformlara bakabilirsiniz.

    Septorinoplasti Öncesi Sonrası Fotoğraflar

    Septorinoplasti öncesi sonrası fotoğraflar için Instagram hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.

    Son Yazılar

    Başarısız Burun Estetiği Nedir? Nasıl Olur? Nasıl Anlaşılır?

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Genel » Başarısız Burun Estetiği Nedir? Nasıl Olur? Nasıl Anlaşılır?Başarısız [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Anatomisi ve İşlevleri

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Genel » Burun Anatomisi ve İşlevleriBurun anatomisi, solunum sisteminin başlangıç [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Tipi Nedir, Burun Tipleri Nelerdir?

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Genel » Burun Tipi Nedir, Burun Tipleri Nelerdir?Burun tipi, bireyin [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiği Sonrası Burnum Yamuk: Ne Yapmalıyım?

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Burun Cerrahisi » Burun Estetiği Sonrası Burnum Yamuk: Ne Yapmalıyım?Burun [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiği Sonrası Burun Kanatlarında Asimetri Olur Mu?

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Burun Cerrahisi » Burun Estetiği Sonrası Burun Kanatlarında Asimetri Olur [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiği Sonrası Burun Masajı

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Burun Cerrahisi » Burun Estetiği Sonrası Burun MasajıBurun estetiği sonrası [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiği Sonrası Burun Sırtında Şişlik

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Burun Cerrahisi » Burun Estetiği Sonrası Burun Sırtında ŞişlikBurun estetiği [...]

    Devamını Oku ➜
    Burun Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Prof. Dr. Fehmi Döner » Burun Cerrahisi » Burun Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?Burun estetiği [...]

    Devamını Oku ➜